top of page
Ara

EĞİTİM ÇOCUĞU SEVMEKLE BAŞLAR

Bugün, dünyanın bütün çocuklarını ortak bir çatı altında bir araya getiren evrensel bir günü anıyoruz: Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü.

Bizler için bugün, yalnızca bir anma değil; çocukların sesine, haklarına ve geleceğine dair yeniden verilen bir sözdür.

Çünkü biliyoruz ki: Bir çocuğun hakkını korumak, insanlığın kendi vicdanını korumasıdır. Bu anlayışın Türkiye’deki en güçlü temelini atan kişi ise kuşkusuz Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Atatürk, daha dünyanın çocuk haklarını hukuki metinlere dökmediği yıllarda, çocukları modernleşmenin merkezine yerleştirmiş; onların özgürlüğünü, mutluluğunu ve gelişimini toplumsal ilerlemenin anahtarı olarak görmüştür.

Taksim’de çocuklara özel alanlar oluşturması, oyun ve spor etkinliklerini teşvik etmesi, çocukların sanatla, müzikle ve kültürle erkenden buluşmasını istemesi…

Bunların hepsi, bugün “çocuk hakları” olarak tanımlanan evrensel ilkelerin Cumhuriyet’in ilk yıllarında pratiğe dökülmüş hâlidir. Atatürk’ün yaklaşımı duygudan öte, bir medeniyet tasarımıdır

Bugün dünya, çocuklara dört temel hak kategorisi üzerinden yaklaşır ve Atatürk’ün çalışmalarına baktığımızda, bunların her birine yıllar önce ışık tuttuğunu görürüz:

Yaşama ve Korunma Hakkı

Her çocuğun, şiddetten, istismardan, ihmalden ve her türlü kötü koşuldan korunma hakkı vardır. Atatürk “Her şey çocukla başlar.” derken tam da bunu vurgular.

Gelişim Hakkı Eğitim, Sanat, Spor

Çocukların bedensel, zihinsel ve duygusal gelişimini destekleyen eğitim, spor ve kültür etkinlikleri bir lütuf değil, haktır. Oyun oynamak bile bir haktır.

Katılım ve İfade Hakkı

Çocukların duygu ve düşüncelerini özgürce ifade etmesine izin vermek, onları özgür bireyler hâline getirir. Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” birey idealinin temeli buradadır.

Eşitlik Hakkı

Her çocuk, dili, dini, kökeni, sosyoekonomik durumu ne olursa olsun eşit haklara sahiptir. Bu ilke, Cumhuriyet’in en temel sütunlarından biridir.

Bu maddeler, yalnızca bir hukuk metninde duran teknik bilgiler değildir; bizim için çocukların geleceğini şekillendiren pusulalardır.

 

Biz, çocukların sporla güçlendiğini, kültürle farkındalık geliştirdiğini ve rekreasyonla nefes aldığını biliyoruz. Bunlar yalnızca etkinlik değil, birer gelişim hakkıdır.

 Spor; çocuğa disiplin, özgüven, dayanıklılık ve karakter kazandırır.

 Kültür ve sanat; çocuğun dünyayı anlama kapasitesini geliştirir, estetik duygusunu besler.

 Rekreasyon; çocuğu yeniler, oyunla öğrenme ve yaratıcılık fırsatı sunar.

Bu yüzden biz, çocuklarla attığımız her adımı geleceğe yazılmış bir imza olarak görüyoruz.

Atatürk “Gelecek, çocukların eseridir.” derken yalnızca bir temenni paylaşmaz; bir uygarlık vizyonu çizer.

Biz bu vizyonun izinde yürürken biliyoruz ki: Çocukların mutlu olduğu bir ülke, geleceğin güçlü olduğu bir ülkedir. Çocuğunun hakkını koruyan bir toplum, kendi onurunu korur.

Bugün bir kez daha söylüyoruz: Her çocuğun güvende büyümeye, eğitime erişmeye, spor yapmaya, oyun oynamaya, sanatla buluşmaya, fikrini özgürce ifade etmeye ve eşit şekilde yaşama hakkı vardır ve biz, bu hakları yaşatmak için varız.

Bugünü yalnızca bir kutlama değil; çocukların dünyasına duyduğumuz sevginin, saygının ve sorumluluğun yeniden ilanı olarak görüyoruz.

Çünkü biliyoruz ki: Bugünün çocukları, yarının vicdanı, yarının karakteri ve yarının dünyasıdır. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nü, derin bir sevgiyle, yüksek bir bilinçle ve Atatürk’ün aydınlık mirasıyla kutluyoruz, Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki çocuk haklarına saygı duyulduğu, fırsat eşitliğinin desteklendiği güvenli ve umut dolu bir dünya için çalışmalarımızı kararlılıkla ve azimle sürdürmeye devam edeceğiz.


Saygılarımla


Semra DEMİRER

ÜNSPED Kültür ve Spor Kulübü Başkanı

TMOK Yönetim Kurulu Üyesi

Bütüncül Sağlıklı Yaşam Platformu Danışma Kurulu Üyesi

 
 
 

Yorumlar


​© 2025 BSYPLATFORMU

bottom of page